.

Bavulumu teslim etmek için bankoya yanaştığımda cep telefonundaki bir mesaja katıla katıla gülüyordu. Kendisini öylesine kaptırmıştı ki, beni fark etmedi. Acelem de yoktu. Onu neşelendiren hikâyenin keyfini çıkartmasını bekledim.

Beni fark eder etmez, mahcup bir şekilde “Çok özür dilerim, sizi fark etmemişim” dedi. “Hiç sorun değil, gülmek herkese çok yakışıyor, gülen insanlara çok ihtiyacımız var” dedim, pasaportumu uzattım.
Gideceğim yeri ve pencere kenarını tercih ettiğimi söyledim. Uçağın dolu olduğunu, belirterek işlemlere başladı.

Kısa bir telefon görüşmesi sonrasında biniş kartımı bastırdı, bana doğru yine gülen bir yüzle “En ön sıradan bir yer açtırma imkânım oldu, cam kenarında oturabileceksiniz” dedi. Teşekkür ettim, uçağa keyifle bindim. Düşündüm, keyifli binişim cam kenarında oturma fırsatını elde ettiğim için değil, o içten, sıcak sohbet içindi.

İster bir şirketi, bir departmanı, ya da bir masayı yönetiyor olun, başarı için en önemli ortak yetkinlik ne olabilir diye sorarsanız en başa iletişimi koyarım.

Sıcak, içten söylenmiş bir söz, bir tebessüm bazen iklimi öylesine değiştirir ve öylesine değer yaratır ki.

Buna her canlının ihtiyacı var.